Milyarlarca dolar verip "dost ve müttefik" ABD'den füze alıyoruz; ya da bilinen adıyla savunma kalkanı. Üstelik başbakanımızın bizi teğet geçtiğini iddia ettiği krizin ortasında. Sağlık ve eğitimde tasarruf yapıyoruz, benzine zam yapıyoruz, kayıtdışı azalsın diye vergileri indiriyoruz; kısaca ekonomi durgunluktan çıksın diye kıçımızı yırtıyoruz ama herifçioğulları füze kalkanı alıyorlar. Üstelik ABD dahi füze kalkanını kaldırmışken.
Peki düşman kim? Yani bize füze atacak olan kim? Suriye mi? Irak mı? Ekonomisini genişletmek için bizle iyi geçinmeye çalışan Ermenistan mı? Kim bu düşman? Kim olacak, gayet tabi şer ekseninin bir parçası olan batı ve demokrasi (?) karşıtı İran! Daha bir ay bile olmadı, İran dışişleri bakanı Mottaki Türkiye'ye geldiğinde mevkidaşı Ahmet Davudoğlu, "bu sorunun diplomatik yolla çözülmesinden yana olduğumuzu" söylemişti. Bir ayda ne değişti? Ya da şöyle sorayım: Diplomatik kelimesinin bilmediğimiz bir anlamı mı var, yoksa füzeler mi diplomatik? Nereden baksan tutarsızlık. Ama durun, bir şeyi unutmuşum... Biz değil miydik 4 yanı düşmanlarla çevrili yalnız ve güzel ülke. Af buyurun ağalar beyler, düşünemedim. Siz her şeyin en iyisini bilirsiniz.